ANKARA ÇIKARMASI’INDA ASGD DE VARDI

ASGD’nin de üyesi bulunduğu TGF Başkanlar Konseyi Üyeleri, 10 Ocak Gazeteciler Dayanışma Günü nedeniyle Ankara’da bir dizi ziyaretlerde bulundu.

12 Ocak 2012 Perşembe 15:28
Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı Atilla Sertel’in başkanlığındaki heyet, Meclis Başkanı Cemil Çiçek’le görüştükten sonra Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ı Başbakanlık’ta ziyaret etti. Basının içinde bulunduğu sorunları içeren özet raporu Arınç’a sunan TGF heyeti, basın ve ifade özgürlüğü, yıpranma hakkı, sosyal ve sendikal haklar ve tutuklu gazetecilerin durumu hakkında destek beklediklerini ifade etti.
Görevi gereği basınla iç içe olduğunu ve meslek örgütleriyle iyi bir ilişki yakaladığını belirten Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, basın yayın konusunda yaptıkları iyileştirme çalışmaları hakkında bilgi verdi. Gazetecilerin yıpranma hakkı konusuna değinen Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, şunları söyledi:
“Yıpranma payı geçmişten bu yana çalışan gazetecilerin üzerinde durdukları çok önemli bir haktır. Bir zamanlar vardı, şimdi kalktı. Bu konuda yeni bir düzenlemeye ihtiyaç vardır. Çalışan gazetecilerin haklarından mahrum oldukları bir gündeyiz. Ben patronlar zaviyesinden değil bir başka zaviyeden baktığım zaman gazetecilerin haklarından mahrum olduğunu görüyorum. Bizim bunları söylememizle bunları gerçekleştirilmesi çok kolay değil. İşveren onlar, patron onlar. Ve onları bu konularda sıkıştıracak, zorlama altına alacak sendikalar da yok. Meseleye sadece bir açıdan bakmamak lazım. Ama bin liraya çalışıp evine ekmek götürmeye çalışan gazeteciler var ve bunların hiçbir güvenceleri yok. Bu arkadaşlarımızı düşünüyoruz. Bu arkadaşlarımızla ilgili neler yapabileceğimizi de paydaşlarımızla görüşüyoruz. Ve biz bu meseleye ideolojik olarak bakmıyoruz. Emek kutsaldır ve benim inancımda da teri kurumadan ödenmelidir. Bütün bu emeğin karşılığı da teminat altına alınmalıdır. Bunu yapacak güçteyiz ancak patronların iyi niyetli davranışlarına, çalışanların da örgütlü gücüne ihtiyacımız var.”
Fikir ve düşünce özgürlüğü bütün özgürlüklerin üstündedir” diyen Arınç, basın ve ifade özgürlüğünün önündeki engellerin kaldırılması noktasında Adalet Bakanı’nın bir çalışma yürüttüğünü söyledi. Bu çalışmayı yürütürken muhalefetin de desteğine ihtiyaç duyduklarını kaydeden Başbakan Yardımcısı Arınç, “Terörle sonuna kadar mücadele edelim ama ifade özgürlüğünün, basın özgürlüğünün önünde engel gibi görünen hususlarda da mutlaka bir iyileştirme yapalım. Bu konuda hazırlıklarımız var. Meslek örgütlerinin de lojistik desteğine ihtiyacımız var” dedi.
“TUTUKLULUK İSTİSNAİ OLMALI”
Konuşmasında tutuklu gazetecilerin durumuna da değinen Bülent Arınç, şunları söyledi:
“Tutukluluk süreleri konusunda dün ne söylediysem bugün de aynı noktadayım. Kimsenin cezaevine atılması ve uzun süre içerde kalması bizi memnun etmez. Şahsi hürriyeti bağlayıcı ceza bir insan için en büyük işkencedir. Bugün içeride gazeteci milletvekili arkadaşımız var. Her zaman söylüyorum milletvekilinin yeri parlamentodur. İçerideyken seçilmiş olması onun derhal tahliye edilmesini gerektirir. Milletin oy vererek parlamentoya gönderdiği insanı hiçbir sebeple içeride tutmaya hakkınız yok. Milletin verdiği karara yargının da saygı duyması lazım.
Gazeteciler veya hangi meslekten olursa olsun tutukluluk istisnai olmalı. Bir kişi kaçtı diye bunu içeridekilerin hepsine kaçacak gözüyle bakamazsınız. Biz insani olandan yanayız. Ben tutuklama sürelerinin uzun olmaması gerektiğini burada bir kez daha ifade ediyorum. Ancak burada bütün iş yargıya düşüyor. Yargı bağımsızdır, benim söylemem onlara talimat olarak algılanmamalı. Ben temennimi ifade ediyorum. Yargıç olsaydım böyle karar verirdim diyorum. Ama onların nasıl karar vereceğini benim burada söylemem mümkün değil. Bizim burada beklentimiz yazılı hukukun yanına biraz da vicdanlarını koyacaklar. Yargı bu sorunu kendisi çözecek.”
Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı Atilla Sertel daha sonra hazırladıkları raporu Arınç’a sundu.



 
Anahtar Kelimeler: ASGD ARINÇ
Yükleniyor...